CİMBOMBOM
  Bir şampiyonluğun hikayesi
 
 
 
 
 
   
 
 

 

BİR ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ...

Galatasaray üst üste yaşadığı olumsuzluklara, kadrodaki köklü değişime ve kulübü sarsan bütün krizlere rağmen Turkcell Süper Lig'de 17. kez mutlu sona ulaştı. Son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılara bir de yanlış yabancı oyuncu tercihleri ekleninc,e kimse Galatasaray'dan böylesine mucizevi bir şampiyonluk beklemiyordu. Ancak tam tersi oldu ve Galatasaray Florya'daki birliktelik ruhuyla küllerinden doğdu, lige yine damgasını vurdu. İşte Cim Bom'un sezon başından bu yana yaşadığı problemler ve son dönemdeki kenetlenmenin ders olacak öyküsü...

 

FELDKAMP VE GETİRDİKLERİ
Her şey yönetimin, takımı bir önceki yıl şampiyon yapan Eric Gerets'in görevine son vererek yerine 74 yaşındaki Karl-Heinz Feldkamp'ı getirmesiyle başladı. Yıllar sonra yeniden teknik direktörlük defterini açan Alman hocanın ilerleyen yaşı, yönetimde çatlaklara neden oldu. Yöneticilerin büyük bir bölümü Feldkamp'a muhalefet şerhini koyarken, özellikle Adnan Polat ile Adnan Sezgin Alman teknik adama her fırsatta güvendiklerini dile getirmekten geri kalmadı. Uzun süren tartışmalar ve fikir ayrılıklarından sonra Galatasaray'da resmen ikinci Feldkamp dönemi de başladı. Ama ne başlama... Feldkamp'ın, Florya'ya ayak basmasıyla krizler de üst üste patladı.

GELİR GELMEZ OPERASYON!
Feldkamp'ın, Necati Ateş, Emre Aşık ve Orhan Ak'ı, hazırlık kampı sonrasında 'istemiyorum' diyerek göndermek istemesi takımdaki ilk kriz oldu. Üç oyuncuyu kadro dışı bırakan Alman teknik adam, bu futbolcuların kiralanmasını sağlayarak operasyonu başlattı. Gönderilmesini istediği Marcelo Carrusca ise kendisine talip olan kulüplerle anlaşma sağlanamayınca, yönetim tarafından kadroda tutuldu. Sasa İliç, Stepijan Tomas ve Faryd Mondragon'un gönderilmesine de göz yuman deneyimli teknik adam, Kaiserslautern'den İsmail Bouizid'i kadrosuna kattı. Feldkamp geniş çaplı operasyonunu, Barış ve Serkan gibi maliyeti 100 bin dolar olan oyuncularla kapatmaya çalıştı. Feldkamp istedi yönetim aldı.

GENÇLEŞTİRME DEDİLER VE...
Takımda gençleştirme operasyonunun temellerini atmaya çalışan Feldkamp, Aydın, Özgürcan, Zafer ve Ferhat gibi Galatasaray'ın gelecekte büyük umutlar bağladığı genç oyuncuları çeşitli takımlara kiralık olarak yollayarak tecrübe kazanmalarını istedi. Feldkamp'ın bu iki hamlesi, Galatasaray'daki gençleştirme operasyonunun en büyük çelişkisi olarak dikkat çekti. Alman teknik adamın yaptığı her müdahale yönetim tarafından da desteklendi. Camiada yükselen muhalefet seslerini bastırmak için gizliden gizliye birlik, beraberlik toplantıları düzenlendi. Transfer sezonun en hareketli takımı olan Galatasaray, Schalke'den Cassio Lincoln'ü de kadrosuna katarak yılın bombasını patladı. Brezilyalı yıldızın Galatasaray'a gelmesi, ülkede bir anda gündemin bir numaralı maddesi oldu. Transferde yaşanan hareketli günlerin ardından Turkcell Süper Lig'in başlayacağı gün geldi çattı...

5 MAÇ SEYİRCİSİZ
Fenerbahçe derbisinden kalan 5 maçlık seyircisiz oynama cezası sebebiyle sarı-kırmızılı takım, 12. haftadaki Gençlerbirliği karşılaşmasına kadar taraftarına kavuşamadı. Ancak Ali Sami Yen'de tam bir Galatasaray fırtınası vardı. Sezona 4-0'lık Çaykur Rizespor galibiyetiyle başlayan Galatasaray, peşi sıra Bursaspor ve Ankaragücü'nü 1-0'lık skorlarla mağlup etmeyi başardı. İlk üç haftada oynanan futbol kamuoyu tarafından takdir edildi ve daha o zamanlarda bile şampiyonluğun en büyük adayının Galatasaray olduğu konuşulmaya başlandı. Gerek Galatasaray'ın takım halinde oynadığı futbol, gerekse de ilk 5 haftalık süreçte Cassio Lincoln'un solukları kesen performansı taraftarları mest etti. Galatasaraylı taraftarlar tam yeni Hagi'yi bulduk derken Feldkamp bu sevince son verdi.

YILDIZLAR KADRO DIŞI
Sezonun ilk yarısındaki Beşiktaş derbisi öncesinde Kalli'nin, kızını kampa aldığı gerekçesiyle Hakan Şükür'ü, arkadaşlarını tesislere davet etmesi yüzünden de Lincoln'ü kadro dışı bırakması Florya'yı sarstı. İki futbolcunun oynamadığı maçı Galatasaray kazandı, ancak kırgınlıklar uzun süre devam etti. Lincoln, Feldkamp ile soğuk savaş başlattı. Hakan Şükür'ün Alman teknik adama tavrı da uzun süre konuşuldu. Her şey planlandığı gibi giderken Feldkamp'ın bu şok kararı rüzgarı bir anda tersine çevirdi. Beşiktaş maçından sonra Kayserispor ve Ankaragücü maçlarını beraberlikle tamamlayan Galatasaray'da, Lincoln şoku uzun süre devam etti.

KADER ANI!
Kulübü ikiye bölen bu olayın üzerine sünger çeken olay ise Denizlispor deplasmanı oldu. Denizlispor deplasmanında sezonun en kötü futbollarından birini sergileyen Galatasaray, Shabani Nonda'nın 90. dakikada penaltıdan attığı golle galibiyete uzandı. Denizlispor karşısında alınan mucizevi üç puanın ardından Galatasaray, Gaziantepspor deplasmanında da bu kez Servet Çetin'in 90. dakikada attığı golle beraberliği zor kurtardı. Oldukça kritik bir süreçten geçen Galatasaray, iki kritik deplasmanı son saniyelerde attığı gollerle 4 puanla kapatmayı başarmıştı ancak daha bitmemişti! Galatasaray'ın son saniye şovu Trabzon ve İstanbul'da sürdü... Trabzon'da Serkan Çalık‘ın 90. dakikada attığı golle galibiyete uzanan Galatasaray, bir hafta sonra İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında Ümit Karan'ın 90. dakikada attığı golle beraberliği zor kurtardı.

HASAN ŞAŞ'IN ŞOK KARARI...
Galatasaray'ın emektar yıldızlarından Hasan Şaş, İstabul Büyükşehir Belediyespor maçında gördüğü kırmızı kartın ardından, "Galatasaray'dan ayrılacağım. Türkiye'de futbolu bırakıyorum" dedi. Fenerbahçe maçında oynayamayacağı için öfkelenen ve devre arasında ayrılmayı düşünen Şaş'ı, araya giren idareciler güçlükle ikna etti. Oluşan bu kaos ortamında ezeli rakibi Fenerbahçe karşısına çıkan Galatasaray, Turkcell Süper Lig'deki ilk yenilgisini Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tattı! Tarih: 8 Aralık 2007! Bu karşılaşmadan sonra Galatasaray teknik direktörü Karl Heinz Feldkamp'ın Ümit Karan ve Hakan Şükür'e ilk 11'de şans vermemesi uzun süre tartışıldı. Bu karşılaşmanın ardından yönetim ile Feldkamp arasında da fikir ayrılıkları kendini göstermeye başladı. Her fırsatta transfer için yeteri kadar bütçe ayrılmadığını ve elindeki oyuncularla mücadele etmek zorunda olduğunu dile getiren Feldkamp, Adnan Sezgin'in resti karşısında adeta şaşkına döndü.

SAKATLIK KABUSU
Cim-Bom, hiçbir şeyden çekmediği kadar sakatlıklardan çekti. Büyük umutlarla alınan Tobias Linderoth, ilk yarı bitmeden sezonu kapattı. Lincoln, sakatlıklar nedeniyle birçok önemli karşılaşmada takımını yalnız bıraktı. Ayhan'ın yaşadığı uzun süreli sakatlığın ardından, genç Uğur'un Konya'da karlı zeminde sakatlanarak sezonu kapatması takıma büyük darbe vurdu. Hasan Şaş'ın iki kasığından birden sakatlanmasıyla devam eden süreçte, Galatasaray 18 kişilik kadrosunu oluşturmakta bile zorlandı.

HAKAN ŞÜKÜR'DEN VEDA SİNYALİ..
Basında çıkan, "Hakan Şükür gönderilecek" haberleri ve yaşanan tartışmalar, kaptanı oldukça etkiledi. Yönetimle yanlış anlamalar yüzünden bir dönem arası açılan Hakan Şükür, Galatasaray'ı bırakma noktasına geldi. Hakan, UEFA Kupası'ndaki Panionios maçından sonra veda düşüncesini medyaya açıkladı. Adnan Polat'la konuşarak sorunları çözen Şükür, takımın kenetlenmesinde büyük rol oynayarak, Hasan Şaş ve Ümit Karan'la birlikte başarı için yoğun çaba harcadı.

FELDKAMP'IN GRİBİ...
74 yaşındaki Feldkamp'ın ağır gribal enfeksiyon geçirerek ilk yarının son haftasındaki OFTAŞ Spor maçına ve kupa mücadelesine çıkamaması medya tarafından eleştirildi. İyileşip döndükten sonra bu kez torununu görebilmek için yine Almanya'ya giden ve ikinci kez hastalanarak uzun süre ülkesinde kalan Kalli, yine sıkıntı yarattı. Tecrübeli teknik adamın yokluğunda kaybedilen puanlara rağmen, Galatasaray kısa sürede toparlanmayı başardı.

 

ŞAMPİYONLUK HİKAYESİ (2)

Ligin ilk yarısının son haftasına lider giren Galatasaray, Başkent deplasmanında G.Birliği OFTAŞ Spor ile berabere kalarak kendini üçüncü sırada buldu. İki sıra birden gerilemek sarı-kırmızılılarda moralleri bozmuştu. Ara transfer döneminini de sessiz geçiren Galatasaray’ın ikinci yarıda başarılı olabileceğine çoğu kimse ihtimal vermiyordu. Kadrosuna yalnızca Ankaragücü’nden genç bir oyuncu olan Emre Güngör ve Roma’dan Ahmed Barusso’yu katan sarı-kırmızılılar, Rize deplasmanındaki 5-2’lik galibiyetiyle adeta şampiyonluk yarışı bensiz olmaz mesajını veriyordu. Ardından oynadığı dört maçta da üç puanı alan Galatasaray bu haftalarda liderliğin tadını çıkartıyordu.

 

EMRE GÜNGÖR TAM İSABET
Afrika Kupası’nda olan Rigobert Song’un boşluğunu doldurmak için transfer edilen Emre Güngör, sarı-kırmızılı formayı ilk kez Rize deplasmanında son 3 dakikada sırtına geçirmişti. Ismael Bouzid’in güven vermeyen futbolu nedeniyle bir sonraki haftada Feldkamp, genç oyuncuya Bursaspor karşısında ilk 11’de şans verdi. Bu maçta Servet ile mükemmel bir uyum gösteren Emre, sanki kırk yıllık Galatasaraylı gibiydi. Zaten bu maçtan sonra da sarı-kırmızılı takımın ilk 11’indeki değişmez isimlerinden biri oldu. Hatta Song geldikten sonra bile forma giymeye devam etti. Uzun bir bekleyişten sonra sarı-kırmızılı takıma katılan Barusso ise güçlü fiziği ile dikkat çekiyordu. Barusso’nun İstanbul’a gelişi ses getirmişti ancak takıma hiçbir katkısı olmadı.

KARA GÜNLER
Avrupa’da eski günlerini arayan ve beklediği sonuçları bir türlü alamayan Galatasaray, Almanya’da Bayer Leverkusen’e 5-1 gibi tarihi bir farkla mağlup oldu. Bu sonuçla Avrupa defterini kapatan Galatasaray lige de kötü döndü. Önce Sami Yen’de ligin son sırasındaki Uğur Tütüneker’in çalıştırdığı Kasımpaşa’ya mağlup olan arkasından da İnönü deplasmanında ezeli rakibi Beşiktaş’a kaybeden sarı-kırmızılılar şok üstüne şok yaşıyordu. Liderliği bu haftada siyah-beyazlılara kaptıran Galatasaray’da, Feldkamp’a yönelik tepkiler büyümeye başlamıştı. İlginç oyuncu tercihleri ve futbolcuları alışık olmadıkları mevkii de oynatma geleneği takım içinde de huzursuzlukların başlamasına sebep olmuştu.

CANAYDIN’IN VEDASI
Galatasaray tarihinin en kara günlerinden biri olan Leverkusen mağlubiyetinin ardından Özhan Canaydın’ın Mart ayında başkan olmayacağını açıklaması küçük çaplı bir deprem etkisi yarattı. Dile kolay tam 6 yıl Galatasaray gibi bir kulübü yönetmek, hiç kolay olmasa gerek. Leverkusen mağlubiyeti nedeniyle özür dileyen Canaydın, duygusal bir veda konuşması yaptı, ama herkesin aklında acaba dönecek mi sorusu da eksik olmadı. Canaydın’ın bu beklenmeyen kararının ardından sarı-kırmızılı camia yeni başkanını aramaya başladı. Kulis üstüne kulis yapan Galatasaray’ın önde gelenleri ortak bir isim üzerinde seçime gidilmesinden yanaydı, ama kongreye de çok kısa bir süre kalmıştı. Sonuçta beş başkan adayı ortaya çıktı ama Canaydın’ın desteklediği Adnan Polat ismi her zaman diğer isimleri gölgede bıraktı. 

MAÇLAR KAZANILIYOR AMA
Üç maçlık mağlubiyet serisinin şokunu atlatmaya çalışan Galatasaray için Kayserispor maçı çok daha büyük bir anlam taşıyordu. Galatasaray bu karşılaşmada belki çok iyi oynamadı, ama iyi mücadele ederek galibiyeti aldı ve kötü gidişe son verdi. Ardından Ankaraspor maçı geldi çattı, Galatasaray, Başkent deplasmanından tek golle dönmüştü ama ortaya koyduğu futbol nedeniyle ne taraftarı, ne de futbol kamuoyu sarı-kırmızılı takıma güvenmiyordu.

POLAT ŞANSLI BAŞLADI...
Başkanlık seçimlerinde beklendiği gibi Adnan Polat Galatasaray’ın yeni başkanı oldu. Cumartesi günü başkan seçilen Polat ayağının tozuyla pazar günü Ali Sami Yen Stadı’na bu kez sarı-kırmızılı takımın başkanı olarak yerini aldı, rakip Denizlispor’du. Galatasaraylı oyuncular başkanlarına hoşgeldin hediyesi verebilmek için maça fırtına gibi başladılar, ama ilk yarıyı önde tamamlayamadılar. İkinci yarıda zorlanan Galatasaray artık maç bitti dendiği anda Souleymanou’nun akıl almayacak hatasının ardından sezonun flaş ismi Servet ile bulduğu golle sahadan galibiyetle ayrıldı. Ve böylece Adnan Polat da başkanlığına iyi bir başlangıç yapmış oldu.

KADER ANI, FELDKAMP’IN GİDİŞİ
Adnan Polat başkanlığında ilk maçını şansının da yardımıyla kazanan Galatasaray’ın her an bir kazaya uğraması bekleniyordu, ki bu olay çok da gecikmedi. Sarı-kırmızılıların Gaziantepspor ile Ali Sami Yen’de berabere kalması Feldkamp’ın sonu oldu. Adnan Polat’ın oyuncuları veya Feldkamp arasında bir tercih yaptığı ve Alman hocayı bu nedenle gönderdiği uzun süre manşetlerden düşmedi. Feldkamp’ın gidişi Galatasaray’ın kaderinin değiştiği an olarak tarih sayfalarındaki yerini alacaktı.

FELDKAMP GİTTİ, LİNCOLN DÖNDÜ
Ligin ilk yarısındaki Beşiktaş maçından önce Feldkamp tarafından kadro dışı bırakılan ve o günden sonra beklenen performansını sergileyemeyen Lincoln, Feldkamp’ın gidişiyle adeta yeniden doğdu. Galatasaray’ın, Feldkamp’sız çıktığı ilk maçta Lincoln, Gençlerbirliği ağlarını sarsarak takımına galibiyeti getirdi ve geri döndüğünün mesajını verdi.

FUTBOLCULAR ŞAMPİYONLUĞA İNANDI
Feldkamp’ın gidişinin ardından performansı artan yalnızca Lincoln olmadı. Takımın neredeyse tamamı performansını ikiye katladı, sanki Galatasaraylı oyunculara sihirli bir değnek dokunmuştu. İsteksiz takım gitmiş yerine hakemin ilk düdüğüyle beraber rakibine saldıran bir Galatasaray gelmişti. Eksiklerine rağmen sarı-kırmızılılar mevcut kadrosuyla rakiplerine kök söktürmeye başladı. Bu arzu ve hırsı gören herkes Galatasaray ve şampiyonluk kelimelerini yanyana daha güçlü bir şekilde telaffuz etmeye başladı.

ARDA VE SERVET
Galatasaray’ın genç yıldızı Arda Turan ve savunmasındaki deneyimli ismi Servet Çetin’in elde edilen şampiyonlukta payı çok farklı. Lincoln’ün yokluğunda takımın liderliğini üstlenen, oyunun kilitlendiği anlarda devreye giren ve takımını tek başına taşıyan Arda, kariyerinin en parlak günlerini yaşadı. Bir bakıyorsunuz forvette, bir bakıyorsunuz orta sahasının ortasında, bir bakıyorsunuz kanatta, her yerde Arda vardı. Servet de Arda’dan farksızdı. Song’un yokluğunda savunmanın tüm yükünü çeken Servet, takımı adına çok kritik gollere de imza attı. 


Feldkamp’ın gidişinin ardından yıllardır Galatasaray’da çeşitli görevlerde çalışmış Cevat Güler, takımın başında sahaya çıkmaya başladı. Cevat Hoca ve ekibi Adnan Sezgin’le kafa kafaya vererek en ideal kadroyu sahaya sürdüler. Cevat Hoca’nın sahaya sürdüğü 11’ler ve zamanında yaptığı değişiklikler tüm Galatasaraylılara ‘daha önce nerelerdeydin be Cevat Hoca’ dedirtti.

CEVAT GÜLER İLE BAMBAŞKA BİR GALATASARAY

FENERBAHÇE GALİBİYETİ DÜĞÜMÜ ÇÖZDÜ
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin puan puana girdiği ancak şampiyonluk yolunda beraberliğin sarı-lacivertlilere yarayacağı, Türkiye’nin kilitlendiği dev derbi geldi çattı. Ali Sami Yen günler öncesinden bu karşılaşmaya hazırlanmış, Adnan Polat eski başkan ve teknik adamları maça davet ederek birlik havasını oluşturmuştu. Artık tek görev sahaya çıkacak oyunculardaydı. Galatasaraylı futbolcular da kendilerine olan bu güveni boşa çıkartmadılar ve Fenerbahçe’ye karşı Ali Sami Yen’de müthiş bir futbol ortaya koyarak ezeli rakiplerinin ellerinin arasından şampiyonluğu aldılar. Volkan ve Edu’nun hatasını fırsatçı Nonda affetmedi ve bu altın değerinde galibiyeti sarı-kırmızılı takıma kazandırdı. Fenerbahçe galibiyetinin ardından Galatasaraylı futbolcular, Sivas deplasmanında da sahada basmadık yer bırakmadı ve 5-3 gibi farklı bir galibiyet alarak şampiyonluğunu resmi olmasa da ilan etti. Artık Galatasaray’ın önünde tek bir engel kalmıştı. Gençlerbirliği OFTAŞ...

VE ŞAMPİYONLUK KUPASI ELLERDE
OFTAŞ maçına da hızlı başlayan Galatasaray beklendiği gibi rakibini mağlup ederek şampiyonluk kupasına uzandı. Kolay değil tam 34 hafta ve bu haftaların ödülü şampiyonluk kupası artık Galatasaraylı oyuncuların ellerinde. Ali Sami Yen Stadı'nda OFTAŞ maçının son düdüğüyle beraber büyük bir coşku yaşandı, sevinç gösterileri yalnızca Sami Yen'le sınırlı kalmadı tüm yurdu sarı-kırmızı coşku kapladı.

 
  Bugün 1 ziyaretçi (12 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=